5 Şubat 2017 Pazar

Sosyalleşmek, arkadaşlık, dostluk gibi kavramların benim hayatımda pek yeri olmadı. Daha doğrusu istesem de olmadı, olamadı. Pek çok zaman istemekten öteye gidip gayret de ettim. Ama olmadı, insanların ön yargılarından kurtulamadım.
İnsanlar sizin hakkınızda ilk izlenimleri sonrası bir resim oluşturuyor ve sonra da kendi yalanına inanan ahmak misali bu resme o kadar tutunuyorlar ki karşılarındaki kişinin insan olduğu gerçeğini, kendilerinin de dünyanın merkezi olmadığı gerçeğini unutuyorlar.
Bir zamanlar beni ümitsizliğe, karamsarlığa iten zorluklar, aslında hayata geniş perspektiften bakıp, başımdan geçenleri, karakterimin niye böyle olduğunu, insanların bana neye dayanarak böyle davrandığını vs. anlamamı sağladı.
Çok zor bir süreç oldu elbette. Mesela bir zamanlar birisi benimle falanca özelliğim nedeniyle alay ettiği zaman alınıp üzülürken daha sonraları ''Acaba neden alay ediyor ?'' sorusunu sorarak insan psikolojisi ve ön yargılar, tabular, değerler üzerine tespitler çıkardım. İnsan haddinden uzun süre oyalanacak sahte mutluluklar bulamayınca bazı şeyleri anlamlandırmaya çalışıyor. Benim bu hayatta dost edinmeyi bırak, etrafımda merhaba diyebileceğim insanın kalmadığı zamanlar oldu.
Farkındalık sağlaması açısından memnunum sanki bu durumdan ama, diğer yandan da yalnızlıkla başa çıkamıyorum. Hiçbir zaman kabullenilmek için sahte samimiyet göstermedim. Sempati kazanmak için olmadığım biri gibi davranmadım. İstedim ki insanlar beni olduğum gibi, iyi niyetime güvenerek sevsin, saysın. Olmadı.
Hayatın her alanında doğruların kaybettiği gibi, ben de dürüstlüğümden kaybettim. İyi biri olduğum için kaybettim. Üstüne üstlük kendi dertlerim başımdan aşkınken başkalarının dertlerine yardımcı olabilmek için canla başla uğraştım. Kendi dertlerim üzerine yormadığım kafayı değer verdiğim insanlar için yordum.
Buna karşılık olarak kenara atıldım, unutuldum. Ve boş, dağınık anıma gelip de bir hata yapınca, sanki daha öncesinde varmışım gibi silindiğim söylendi :D O kişi bunu görmez büyük ihtimalle, ha görürse de bilir kendini. Evet bu yazı bir olayın tetiklemesiyle döküldü. Ama iyi de oldu. Aklımdan geçenleri dökebilmem için bahane çıktı.
Nihayetinde bütün bunlar yetmezmiş gibi, yalnızlığın ne demek olduğunu bilmeyen insanlar tarafından kendi dertlerimi şişirmekle suçlandım. Siz beni, dertlerimi, hayat görüşümü hiç tanımadınız. Eleştirmek de size düşmez.
Öyle bir içimi dökeyim dedim. Belki birileri acır da dostum olur falan eheheheh :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder